Haber

Sezgin Tanrıkulu: Akıl olsaydı Dicle kenarına çadırkent yapılır mıydı?

DİYARBAKIR – CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Maraş’ta meydana gelen depremlerin ardından memleketi Diyarbakır’a geldi. Diyarbakır’da 7 binada yıkım meydana geldi. Depremin şiddeti ürkütücü olduğu için kentte yaşayanlar günlerce evlerine girmedi. Çadırdan yiyeceğe kadar birçok yardıma muhtaç durumdaydı insanoğlu. Enkazdan ölenlerin sayısı her geçen gün artıyordu.

Sezgin Tanrıkulu, hem partisinin il binasıyla hem de Diyarbakır Kenti Koruma ve Dayanışma Platformu ile iletişim halinde olarak tüm süreci yakından izledi.

TBMM’de bakanlara depremle ilgili en çok soru soran milletvekili olan Tanrıkulu ile depremden 15 gün sonra gördüğü eksiklik ve hataları ve sonrasında neler yapılabileceğini konuştuk.

‘SORUMLULUK ERDOĞAN’DA’

Türkiye’nin fay hatları üzerinde olduğunu hatırlatan Tanrıkulu, “Biz bu coğrafyayı değiştiremeyiz. Ama olası maliyetlerini en aza indirebilirdik. Bu yapılmadı. Dolayısıyla bunun birinci derecede sorumlusu siyasettir. Müteahhit nezdindeki yıkımlarda birinci derecede siyaset sorumludur.” . Bir kez daha ifade ediyorum’ diyen Erdoğan’ın ta kendisidir. Defter tutacağım, not alacağım vs diyor ama hemşehrilerimizin hatırası not aldı” dedi.

‘HÜKÜMET AZALIYORDU’

Hükümetin depreme hazırlıklı olmadığı, depremin ardından hızlı davrandığı ve can kaybını en aza indiremediği iddia edildi. Tanrıkulu bu şikayetleri dile getirerek, “Diyarbakır’da 7 bina yıkıldı. Yedi binanın enkazı 13 günde kaldırılamadı. Elli bina olsa ne olurdu. Diğer bir deyişle, çöken devlet aslında devlettir. Adalet ve Kalkınma Partisi nihayetinde tüm kurumları çürüttü ve çökertti” dedi.

“Depremin etkili olduğu illerde valiler ve AFAD neden hızlı hareket etmedi?” “Onların böyle bir kapasitesi yok. Böyle bir akılları yok. Böyle bir teşkilatları yok.”

‘VATANDAŞLAR YEREL SİYASETÇİLERİ GÖRMEK İSTİYOR’

Şehrin kayyumla yönetildiğini hatırlatan Tanrıkulu, “Vatandaş seçilmiş siyasetçi görmek istiyor” dedi ve şunları söyledi: –

“Yerel siyasetçi görmek istiyor. Sokakta sizden hesap soracak, sizden bir şey talep edecek kimse yok. Yarattıkları algı tamamen çöktü. ‘Devlet nerede?’ Diyorlar ki Diyarbakır’da devlet var nasıl orası Zulüm var Zulüm içinde devlet var ama yardımda ulaşmakta yok Diyarbakır’da yok Türkiye’nin tamamında yok. Her zaman söylüyorum, bu hükümetin başardığı bir şey var, o da zulüm “Zulümde eşitlik. Türkiye genelinde bu eşitliği sağladılar. Sonuçta on ilde bile devlet olmadığını gördük. Diyarbakır bizim için neden değerli? Her ilin belediyesi var, hesap sorabilirsiniz, talepte bulunabilirsiniz. Ama Diyarbakır kayyumla yönetilir ve seçilmiş bir sokaktır, hesabını sorabilirsiniz. “Meclis üyesi bile yok. Depremle bunun ne kadar vahim bir yönetim hali olduğunu bir kez daha gördük.”

‘BÜTÇEYİ BİR KİŞİ YAPAR’

Diyarbakır’ın Türkiye’nin en büyük 10 ilinden biri olduğunu belirten Tanrıkulu, depremin ardından inşaatla ilgili birçok çalışmanın yapılacağını söyledi.
Tanrıkulu, “İmarla ilgili tek kişinin karar verdiğine dikkati çeken Tanrıkulu, “İlçe belediyesinin imar komisyonu yok. Büyükşehir belediyesinin imar komisyonu yok. Hepsi bir adamın imzasında. Bütçesini yapar. Kimse kontrol etmiyor. Peki bütçe nereye gidiyor? Meclisten geçer. Parlamento yok. Böyle bir yönetim anlayışı var mı? Onun için Adalet ve Kalkınma Partisi’ne bir kez daha söylüyorum: Bunun hesabını vereceksiniz. Bu geçiştirilecek bir konu değil” dedi.

‘AK PARTİ’Lİ MEPLERLE TEMAS YOK’

Depremlerin ardından enkazı ziyaret etmek isteyen AK Parti Diyarbakır milletvekilleri protesto ile karşılaştı. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ da protestoların ortasındaydı. Bozdağ ve yardımcıları, sarsıntıyı uzaktan takip etmek zorunda kaldı.

Tanrıkulu, depremlerin ardından arama kurtarma çalışmalarının yanı sıra evlerine giremeyenlerin sorunlarının çözümü için AK Parti yetkililerine ulaşamadıklarını söyledi. Tanrıkulu, “Adalet Bakanı’nı dışarıda görmedik bir kere gördük sonra Diyarbakırlılar peşinden gidiyordu. Çünkü insanlar sinirli. Bizim de bir bağlantımız olmadı. Bir kere ulaşmaya çalıştım ulaşamadım. kendisine ulaşın.Sonra ısrar etmedim.Sadece atanan Büyükşehir Belediyesi Taraflarımızla birlikte Belediye Genel Sekreteri ile görüştük.

“BİZ AKILLIYDIK, DİKLE’NİN KENARINA ÇADIR KENT YAPILMAZ”

Diyarbakır’da özveriyle çalışan kamu görevlilerine teşekkür eden Tanrıkulu, çalışmalarda bir organizasyon eksikliğinden şikayetçi oldu. “Mesela gerçek bir akıl olsaydı Dicle kenarına çadırkent yapılır mıydı?” sorusuna Tanrıkulu şu ifadeleri kullandı:

“Yerli bir akıl olsa, burada seçilmiş bir akıl olsa Dicle kenarına çadır kurmayı aklından bile geçirmezdi. Bunu da kimseye sormadılar. Mimarlara, şehir plancılarına sormadılar. ya da inşaat mühendisi.İtiraz ettikleri için.Ulaşılabilecek bir çok alan var.Yanında eski şehir stadyumu var.Gidin oraya yapın.Korunaklı, şehrin göbeğinde.Birçok halka açık alan var. stadın yanında.Yerli bir akıl oraya çadır kursa.Yarın ertesi gün yaz gelecek.Sineklerden ve kokudan geçmek mümkün değil.Dicle kenarı.Güvenli değil ama aynı zamanda Bu yüzden siyaset ve seçilmiş siyasetçi önemlidir.Şu ana kadar kaç kayyum geçti,neredeler,hiçbiri,hepsi Merkez Valisi oldular,kimden hesap vereceksiniz,soramazsınız. Ama hesabını soracağız, hukuksuzluklarının hesabını soracağız, gözümle gördüm. Kendi gözleriyle, imara aykırı birçok yapılaşma bu dönemde gerçekleşti. ‘Git yap’ diyorlar. Bütün bunlar şehrin en büyük arterlerinde yapılır. Nereden? Çünkü hesap verecek kimse yok. Ama tüm bunların hesabını mutlaka biz vereceğiz.”

GALERİ’DE KALAN HAYVANLAR

Diyarbakır’ın depremlerin ardından Türkiye’ye örnek olabilecek bir dayanışma sergilediğini belirten Tanrıkulu, 84 örgütün oluşturduğu Diyarbakır Kent Savunma ve Dayanışma Platformu’nun başarısına da değindi ve şunları kaydetti:

“Depremden yarım saat sonra Diyarbakır’da seksen dört örgütün kurduğu Kenti Koruma ve Dayanışma Platformu toplanabiliyor. Ortaya çıkıyor. Şehrin potansiyelini ortaya çıkarıyor. Evinde kalamayanlar nerede kal bakalım kimde hangi iş makinesi var enkazın başına nasıl su göndeririz bunu planlıyorlar bir de yardım barınma yiyecek giyecek planlıyorlar başka hiçbir ilde bu kadar güçlü bir dayanışma ortamı görülmedi evet , büyük yıkımlar oldu ama Diyarbakır’ın kendi kültürü ve siyasi tecrübesinin yarattığı bu dayanışma tüm Türkiye’ye örnek teşkil etmeli, aynı zamanda incelenmeli.

Artık insanlara ulaştık ama ulaşamadığımız başka canlılar da var. Çok sevdiğimiz arkadaşlarımız var. Orada, Galeria’da kaldılar. Bu aynı zamanda buradaki anlayışı da ortaya koymaktadır. İnsanlar arkadaşları için ağlıyor. Diyarbakır’da onlar için hiçbir çaba sarf edilmiyor ve sahiplerinin onları kurtarması engelleniyor. Bu da arama kurtarmanın insani ve çevreci olmadığını, hayvan dostu olmadığını ortaya koyuyor. Diyarbakır’dan bahsediyorum. Diyarbakır’da can dostlarımızın zarar gören binalardan sağ çıkıp hayata dönmesi için elimizden geleni yapıyoruz. Onun da bilinmesini istiyorum.”

‘SEÇİMİN SONRA OYNAMASI ANAYASA SUÇU’

Depremlerin yarattığı tahribata rağmen seçimler konuşulmaya devam etti. Bülent Arınç’ın seçimlerin ertelenmesi talebi muhalefet partileri tarafından eleştirildi.

Tanrıkulu, “Sizce seçimler ertelenir mi?” sorusuna şöyle yanıt verdi: “Aslında şeytan onları düşünmüyor. Seçim yasasını değiştirdiler, seçim güvenliğini kaldırdılar. Bu seçimi hukukta olmayan bir şekilde yapmama telaşı içindeler.” Anayasa artık yok ama bu seçim zamanında yapılacak.Şunu söyleyeyim.Bakın darbe her zaman Tanklarla, toplarla olmaz.Yani YSK’lılar ya da siyasetçiler bu seçimin yapılmasına karşı gelişigüzel bir tavır alırsa, Bu anayasaya aykırıdır.Açıkça söylüyorum bu anayasal düzene aykırı bir hatadır.Bunu yapan mutlaka yargılanacaktır.Anayasal düzeni değiştirme hatasından yargılanacaklardır.Bunu herkes bilmeli.Sonuçta onlar da anayasaya aykırıdır. YSK mensupları ile yüksek yargıçlar, ceza hukukuna aykırılığın ne olduğunu çok iyi bilen kişilerdir.”

persembeajans.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu